Kapadokya’yı duymayan yoktur! Eğer buraya gelmeyi planlıyorsanız, hazırlanın, çünkü bu bölge size hem büyüleyici manzaralar hem de tarihin derinliklerinden gelen hikayeler sunacak. Peri bacalarından yeraltı şehirlerine, balon turlarından lezzet duraklarına kadar keşfedecek o kadar çok şey var ki! Peki, nereden başlamak lazım? Gelin, birlikte Kapadokya’yı keşfedelim.

Kapadokya’nın tarihi Hititler dönemine kadar uzanır. “Katpatuka” adıyla anılan bölge, Persler tarafından “Güzel Atlar Diyarı” olarak adlandırılmıştır. Selçuklu döneminde ticaret yollarının merkezinde yer alan Kapadokya, kervansarayları ve hanlarıyla bir durak noktası olmuştur. Osmanlı döneminde de bölge, tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle önemli bir yer tutmuştur.
Kapadokya’nın tarih sahnesine çıkışı, doğasının yanı sıra insana dayalı hikayeleriyle de dikkat çekiyor. Erken Hristiyanlık döneminde bölge, Roma İmparatorluğu’nun baskısından kaçanlar için bir sığınak olmuştur. Derinkuyu ve Kaymaklı gibi yeraltı şehirleri, bu dönemin bir mirasıdır. Yeraltı şehirleri, binlerce kişinin aynı anda yaşayabileceği şekilde tasarlanmış ve savunma mekanizmalarıyla donatılmıştır. Hatta bu şehirlerde su kuyuları, şarap depoları ve ibadet alanları bile bulunur.
Göreme Açık Hava Müzesi’nde yer alan kaya kiliseleri ise, Hristiyanlığın bu bölgede nasıl geliştiğini gözler önüne serer. Kiliselerdeki freskler, inancın ve sanatın bir araya geldiği etkileyici eserlerdir. Göreme Açık Hava Müzesi‘ ne nasıl gidilir, giriş ücreti nedir gibi rehber niteliğinde yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Günün her saatinde büyüleyici görünen bu doğa harikası yapıların en etkileyici hali sizce ne zaman, gün doğumu mu, gün batımı mı? Normalde ben gün batımı sevenlerdenim (erkenden uyanamadığım için olabilir :D) ama Kapadokya’da balonların arasından yükselen güneşin doğuşunu izlemek hayatın koşuşturmacası içerisinde unutturduklarını hatırlatır gibiydi. Her gün böyle bir güzellikle uyanmak isterdim.

Kapadokya’ya Ulaşım
Biz seyahatimizde karadan ulaşımı tercih ettik, aracımızla İstanbul’dan yola çıktık ve yaklaşık 9-10 saatlik yolcuğun ardından Kapadokya’ya vardık. Elektrikli araç ile yola çıktığımız için bol molalı bir yolculuk oldu. İstanbul-Kapadokya rotasındaki şarj noktaları hakkındaki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Bölgeye ulaşım için araç yerine uçak tercih edecekseniz eğer Nevşehir veya Kayseri Havalimanlarını tercih edebilirsiniz. Ama geldiğinizde araba kiralamanızı tavsiye ederim, bölgenin vadilerini, köylerini keşfetmek için en ideal yöntem.
Nerede Konakladık?
Kapadokya’daki oteller başlı başına bir deneyim. Bu bölge için en popüler seçim mağara odalara sahip oteller. Bu oteller hem otantik bir atmosfer sunuyor hem de peri bacalarına karşı güne uyanmanın keyfini yaşatıyor. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta havalandırma olacaktır. Eğer astım gibi bir hastalığınız varsa tercihlerinizde odadaki nem oranının fazla oluşundan etkilenebileceğinizi göz önünde bulundurun. Çünkü mağara oteller genellikle volkanik kaya yapısına oyulmuştur ve doğal olarak nemli bir ortam oluşturabilir. Bu durum bazı kişiler için rahatsız edici olabilir.
Kapadokya Google Haritası
Tarihin, doğanın ve insanın bir araya gelerek yarattığı en büyüleyici yerlerden biri olan Kapadokya, hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir coğrafya olmayı başarıyor. Bu büyülü yeri keşfetmek için çıktığımız yolculukta, unutulmaz manzaralar, lezzetler ve deneyimler yaşadık. Şimdi size Kapadokya’nın bize sunduğu güzellikleri haritalıyorum.
Haritada işaretli yerlerin detaylı rehberine buradan ulaşabilirsiniz.


Bir Cevap Yazın